COVID-19 SALGINI DÖNEMİNDE TIP EĞİTİMİ İLE İLGİLİ TEPDAD ÖNERİLERİ-2 20 Mart 2020

 

COVID-19 SALGINI DÖNEMİNDE TIP EĞİTİMİ İLE İLGİLİ TEPDAD ÖNERİLERİ-2

Ülkemizde Covid-19 vakalarının artmaya başladığı, sosyal izolasyon ve diğer tedbirlerin alınıp giderek sıkılaştırıldığı bir dönemdeyiz. TEPDAD olarak kurum ziyaretleri ve bilgilendirme eğitimleri gibi akreditasyon çalışmalarımızı erteledik. Salgının ülkemizi ve sağlık sistemimizi ne düzeyde etkileyeceği henüz belirsizdir. Başta sağlık insan gücümüz olmak üzere tüm insanlarımızın bir arada, korku ve paniğe mahal vermeden dayanışarak bu salgını yeneceğimize inanıyoruz.

COVID-19 salgını ile birlikte Yükseköğretim Kurumlarımızda eğitime verilen üç haftalık aranın ilk haftası tamamlanmıştır. İlk hafta paylaştığımız ve bu aşamada eğitimin nasıl devam etmesinin daha uygun olacağına yönelik önerilerimiz hala geçerlidir.

Öğrencilerimizin öğrenme ortamlarından uzaklaşarak izole kalmak zorunda oldukları mevcut durumda, uzaktan erişimle de olsa öğrenme ortamına dahil edilmelerinin amaçlandığı çalışmaları önemli ve anlamlı buluyoruz. Diğer taraftan, uzaktan erişimle sağlanabilecekler, altı yıllık karmaşık bir entegrasyona dayanan, büyük kısmı uygulamalı olan ve çok çeşitli eğitim etkinlikleri içeren mevcut eğitim programlarının yerini tutması mümkün olmadığı düşüncesi ile, salgınla ilgili olası senaryolarda eğitimin hangi koşullarda nasıl yürütülebileceğinin tüm tarafların katılımıyla geliştirilebileceğine inanıyoruz.

TEPDAD üyeleri, TEPDAD Öğrenci Komisyonu, TTB Tıp Öğrencileri Kolu, EMSA, Türk Tıp Öğrencileri Birliği temsilcileri ile yaptığımız görüşmelerde öğrencilerimizin önemli kaygıları olduğu belirlenmiştir.

Bu kaygılar;

  1. İntörn hekimlerin mezuniyetlerinin gecikmesi ve atama tarihini kaçırmaları olasılığı,
  2. Fakülteler arasında farklı uygulamaların yapılması ya da yapılacağına dair duyumlar olması,
  3. Tüm öğrencilerin uzaktan eğitime erişiminde eşit olanaklara sahip olmaması ve erişimde sorunlar çıkabileceği,
  4. Uygulamaya dayalı eğitimlerin ve stajların nasıl yapılacağının belirsizliği,
  5. Eğitim programının uygulanamaması nedeniyle zaman kaybedilmesidir.

Bunun yanı sıra, öğrencilerimizin tıp eğitiminin “uzaktan eğitimle verilemeyeceği” fikrinde uzlaştıkları ve “gerekirse sağlık hizmet sistemine katkı sunabilecekleri” de tespit edilmiştir.

Öncelikle, öğrencilerimizin onlara uzaktan erişilerek salgın sürecinde ne yapabileceklerinin tarif edilmesine, destek olunmasına ve yol gösterilmesine ihtiyaçları olduğu inancındayız.  Günümüz koşullarında, tıp fakültelerinin öğrencilerine sahip çıkması ve onları bilimsel ve sosyal olarak desteklemesi önceliklidir. Her ne kadar teorik derslerin sunum çıktılarının ya da bu sunumların seslendirilerek paylaşılmasının öğrencilerin mevcut kazanımlarının korunması ve pekiştirilmesi amacına hizmet edeceği varsayılsa da, bu uygulamalar uzaktan eğitim olarak kabul edilmemelidir. 

Yaptığımız görüşmeler ve tartışmalar sonucunda önerilerimiz şunlardır;

Bugünden itibaren eğitime ara verilen üç haftadan kalan iki haftalık sürenin öğrencilerin eğitimleri çerçevesinde aşağıdaki şekilde değerlendirilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz:

  1. Ülkemizdeki tüm öğrencilerin dilerlerse kullanabilecekleri, kendini koruma, çevresini bilgilendirme ve eğitme, sosyal medyayı doğru kullanma gibi içeriklerin ve sosyal sorumluluk projelerinin birlikte üretilip tek bir merkezi altyapıdan ya da tüm fakültelerimizin alt yapılarından aynı içerikle aynı anda sunulması,
  2. Öğrencilerimizin öğrenim kazanımlarını koruyacak,  almış oldukları eğitimi pekiştirecek ya da önümüzdeki döneme hazırlık yapmalarını sağlayacak şekilde planlanması,

Ayrıca fakültelerimizin bu iki haftalık süreyi (Nisan ayı içerisinde uygulanmak üzere);

  1. Olası salgın senaryolarında orta ve uzun vadede eğitimin nasıl yürütülebileceği,
  2. İntörn hekimlerin sağlık hizmet sunumuna katkı vermeye nasıl hazırlanabileceği,
  3. Bilimsel araştırma, sanat, müzik, yabancı dil, sosyal bilimler gibi alanlarda seçmeli içerikler ile online kursların hazırlanıp uygulanması için öğrenciler ve dileyen öğretim üyelerinin işbölümü ile birlikte çalışma ve öğrenme fırsatı olarak değerlendirilebileceği düşüncesindeyiz. 

“Salgına Yönelik Destek Eğitimi” ve “Seçmeliler” olarak adlandırılabilecek ve Nisan ayı boyunca yürütülecek bu eğitimler yanı sıra, salgının durumuna göre, Nisan ayı sonuna doğru yeni bir sürecin fakültelerin birlikte planlanabileceği inancındayız.

Tıp eğitimi ilgili ortamlarında diğer tartışılan bir konu da intörn hekimlerin durumudur. Tartışmalar intörn hekimlerin eğitiminden çok, sağlık hizmet sunumuna katkıları üzerinden yürütülmektedir. İntörn hekimlerin salgın sürecinde sağlık hizmetlerine katılımı konusunda dünyada farklı uygulamalar yapılmaktadır. Ortak bir karar alınarak, ülkemizdeki intörn hekimleri hak kaybına uğratmadan, bu salgını mesleki bir öğrenme fırsatına dönüştüren tek tip bir uygulamanın doğru olacağını düşünüyoruz.  Gerekirse intörn hekimlik süresi de yasal bir düzenleme ile kayıp zaman kadar kısaltılabilmelidir.

Bu konudaki önerilerimiz;

  1. Ülke düzeyinde intörn hekimlerle ilgili tek tip standart bir uygulama yapılması,
  2. Gerek hasta güvenliği, gerekse kendilerinin güvenlikleri açısından intörn hekimlerden ancak salgına yönelik olarak onlardan beklenen sağlık hizmetleri konusunda bilgi ve becerilerini güncelleyecek bir eğitim verildikten sonra katkı talep edilmesi (Örneğin hasta karşılama ve triyaj, serviste yatan hasta takibi, enfeksiyon kontrolü gibi başlıklarda  ortak bir program oluşturulması, Dünya Sağlık Örgütü Açık erişim programlarından da yararlanılması gibi),
  3. Sağlık hizmeti sunan intörn hekimler için salgın süresindeki görev ve sorumlulukları ile haklarının öğrenci değil “hekim” kimlikleri üzerinden tanımlanması ve buna uyulması (sigorta kapsamının uygun hale getirilmesi, ödemeler vb.),
  4. Bütün bu koşullar sağlandıktan sonra, bu koşullarda çalışmak istemeyenlerin izinli sayılması ve eğitimlerinin sürelerinin uzatılmasıdır.

 

TEPDAD olarak bu önerilerimizle ilgili tartışmaya, her türden destek, yardım ve kolaylaştırmaya açık olduğumuzu,  bilimin ışığında aklı, yüreği ve tüm becerileri ile salgınla savaşan tüm sağlık çalışanlarının yanında olduğumuzu duyururuz.